Emin..

Çiftliğin üç boğası, çiftçinin yeni bir boğa satın alacağı dedikodusu yayılınca, kendi aralarında tartışmaya başlarlar. En eski boğa söz alır:
— Çocuklar hepiniz biliyorsunuz!! Ben 5 yıldır buradayım. Şu an sahip olduğum 100 tane ineği de boynuzumun hakkıyla kazandım. O gelecek olan çapulcuya bir tanesini bile koklatmam!
İkinci boğa söze girer:
— Tam da benim söyleyeceklerimi söyledin. Ben de 3 yıldır buradayım ve sizlerin de onayıyla 50 tane ineğim var. Yeni gelenle sonuna kadar savaşırım ama bir tane ineğimi dahi ona vermem!
En gençleri atılır:
— Ben geleli yeni bir yıl oldu. Sizler kadar iri ve güçlü olmasam da 10 ineğin sorumluluğu bende ve hepsini bende tutmaya devam edeceğim!
Konuşmalar sürerken birden 18 tekerlekli devasa bir Tır’ın çiftliğin kapısından girdiğine tanık olurlar. Tır'ın kasası şiddetle sarsılırken bir düzine adam, içinde bulunan canavarı dışarı çıkartmaya uğraşırlar. Derken; tonlarca ağırlıkta, bastığı yeri titreten, korkunç bir boğa ortaya çıkar!
Birinci boğa:
— Ahhhh... Düşündüm de belki bu gelen yeni arkadaşa üzülmesin diye bir kaç tane ineğimi ayırabilirim! İkinci boğa:
— Daha önce de söylediğim gibi 50 tane inek bana çok geliyor. 20-30 tanesini ona verebilirim belki! Üçüncü boğaya baktıklarında şaşkınlığa düşerler. Hayvan, alev gibi kırmızı ve sert bakan gözlerle, boynuzlarını öne çıkartmış bir ayağı ile hızlı hızlı toprağı eşelerken, solukları yerden toz kaldırmaktadır. Birinci boğa atılır:
— Evlat sakın yapma! Eğer ona saldırırsan kesinlikle ölürsün! Bırak birkaç ineğini alıversin. Genç boğa:
- İsterse tüm ineklerimi alsın! Ben sadece benim bir boğa olduğumdan emin olmasını istiyorum!!

Yorum (2) Yorum yaz! | Etiketler : Fıkra

La Fontaine diye biri var..

Karınca yaz boyunca çalışırken ağustos böceği saz çalmış, eğlenmiş.. Bilirsiniz hikayeyi. Tabi kış gelmiş, karınca sıcacık evinde afiyet içinde yaşıyorken bir gün kapısı çalmış. Bakmış kapıda ağustos böceği:
- Hah tamam şimdi!! Yaz boyunca saz çaldın, şimdi aç kaldın ve benden yemek istemeye geldin değil mi?! Saz çalacağına biraz çalışmış olsaydın böyle aç kalmazdın! Ben sana ne deyim şimdi!!
Hafifce bozulan Ağustos böceği:
- Yoo!! Komşu beni yanlış anladın. Biz yaz boyunca saz çalınca, ayıptır söylemesi biraz da para yaptık. Hatta meşhur da oldum, şimdi Avrupa turnesine çıkıyorum. Belki oralardan istediğin bir şeyler vardır diye, sormaya gelmiştim. Nedir bu tafra, bu ayak!!
Karınca şöyle bir bakmış, gerçekten de ağustos böceğinin hiç öyle aç bir hali yok. Üzerinde bir kürk, arkada da kocaman bir limuzin, önünde şoförü, onu bekliyor:
- Yok, bir şey istemiyorum. Ama dur!! Fransa'ya uğrayacaksın değil mi?
- Evet
-İyi o zaman, Paris'e gidince orada La Fontaine diye biri var, onu bul!! Ona yedi sülalesini çok sevdiğimi söyle!!

Yorum (yok) Yorum yaz! | Etiketler : Fıkra

Eşeklik Baki..

 

Kral Aslan başkanlığında toplanan konsey; sırf istihdam olsun diye geniş ve boş olan orman arazisine geceleri göz kulak olması için eşeği işe alır. Bir süre sonra;
- Peki, talimatlar olmadan eşek işini nasıl yapacak? sesleri yükselir.
Böylece bir planlama birimi kurulur ve planlamayı yapmak üzere biri tilki, diğeri tazı olacak şekilde iki hayvana daha iş verilir. Bir süre sonra
- Peki, bunların işlerini yapıp-yapmadıklarını nasıl kontrol edeceğiz? diye homurtular başlar, denetim için köpeği ve baykuşu işe alırlar. Köpek denetlemekte, baykuş da raporları yağdırmaktadır. Gelen raporlar üzerine;.
- Bunların maaşları nasıl hesaplanıp, ödenecek? diye bir tartışma başlar, kurdu muhasebe şefi, çakalı kâtip olarak ve akbabayı istatikçi olarak işe alırlar.
Çok geçmez bu kez de;
- Peki, bunlardan kim sorumlu olacak? denilir ve ayı’yı müdür olarak, horoz ve keçiyi de müdür yardımcısı olarak işe alırlar.
Her şey yolunda giderken birden küresel ekonomik kriz patlak verir ve orman da nasibini alır bu etkiden.. Bütçedeki masrafları kısmak için toplanan konsey eşeği işten çıkartır....

Yorum (1) Yorum yaz! | Etiketler : Fıkra

Maymun!!

                         

Polis, yoldaki trafik kazasına geldiğinde,
ambulans arabadaki kadın ve adamı ağır yaralı olarak hastaneye götürmektedir. Etrafı incelerken birden araba enkazının içinden dışarı çıkmaya çalışan bir maymun görüyor.. Hayvanı kurtarır ve ona;
- Keşke bu nasıl oldu anlatabilsen, der. Aa oda ne?

Maymun;
- Ben konuşabiliyorum!! demez mi? Tabii polis çok şaşırır:
- Sen bu kazayı gördün mü?
- Evet, ben de arabadaydım, ben onların maymunuydum.
- Nasıl oldu anlat öyleyse!
- Son sürat gidiyorduk.. Bu arada ikisi de içiyorlardı,
- Eeee..?
- Sonra birlikte marihuana çektiler,
- Aman Allahım!!… Sonra…???
- Öpüşmeye başladılar,
- Bi dakika bi dakika… Yani şimdi senin sahiplerin arabada son sürat giderken hem içiyor hem esrar çekiyor hem de öpüşüyorlardı öyle mi??
- Aynen..
- Peki bütün bunlar olurken sen ne yapıyordun??
- Arabayı kullanıyordum.

Yorum (2) Yorum yaz! | Etiketler : Fıkra

Komplo Teorisi..

                       

İnekler çayırda yayılıp otlandıktan sonra uzanıp geviş getirmeye çalışırken bir yandan da sohbete dalarlar:
-Kardeşler, bu insanoğlunun bize yaptığı iyiliklerin hakkını nasıl öderiz? Bizi yediriyor, içiriyorlar...
-Eee, biz de süt verip ödeşiyoruz ya...
Bir başkası atılır:
-Öyle diyorsun ama geçen bir arkadaştan duydum, bazı insanlar hemcinslerimizi kurban ediyor, derilerini yüzüp giyecek yapıyor, etimizi ızgaralarda kızartıyor, kıyma yapıyor, bağırsaklarımızı dolduruyor ve yiyorlarmış. Sucuk muymuş, kokoreç miymiş, neymiş, yapmadıkları yokmuş valla!!.
İneklerden biri isyan eder:
-Bırak kardeşim ya!! Bırak bu komplo teorilerini!

Yorum (yok) Yorum yaz! | Etiketler : Fıkra

Hangi Bacak!!

                              

Kırkayak gelin ile damat muhteşem bir düğünle evlenir. Kırkayak damat, baba evinde gerdeğe girer. Kırkayak evi işte; nohut oda, bakla sofa, herkes her şeyi duyuyor. Uzun zaman zifaf odasından bir ses gelmeyince kırkayak kayınpeder merak eder ne olup bittiğini. Odanın kapısına kulağını dayar ses seda yok. Eğilir anahtar deliğinden bakar, bir de ne görsün, kırkayak gelin en şuh vaziyette yatağa uzanmış, kırkayak damat ise yatağın yanında yirmi dizinin üzerine çökmüş yirmi elini yalvarır şekilde kavuşturmuş öylece duruyor. Kırkayak kayınpeder:
- Herhalde bir fantezi yaşıyorlar! diyerek beklemeyi sürdürür. İkinci, üçüncü anahtar deliği kontrolünde pozisyon değişmeyince kapıyı tıklatarak içeri girer ve oğluna:
- Bu kadar saattir ne yapıyorsun böyle diz çökmüş vaziyette oğlum? Haydi, şu işi bitirsene!
- Bitirmesine bitireceğim babacığım, saatlerdir yalvarıyorum, hangi bacağının arasında olduğunu söyle diye!! Baban bakla sofayı da bize vermeden söylemem diyor hınzır!!

Yorum (yok) Yorum yaz! | Etiketler : Fıkra

Goril..

                                                         

Kasabaya gelen sirkteki büyük çadırın dışına da, sirk hayvanlarından oluşan mini bir hayvanat bahçesi kurulur. Adam kafeslerin önünde dolaşırken bir gorilin kendisini dikkatle izlediğini fark eder. Muhabbeti ilerletmek için doğru gorilin önüne gelir. Ne yaptıysa goril de aynısını yapmaktadır, çok keyif alır. Zıplar, o da zıplar, karnına vurur, oda karnına vurur, kafasını kaşır, o da kaşır. Bu arada aniden çıkan rüzgârın yerden kaldırdığı toz adamın gözüne kaçar. Tozu çıkarmak için işaret parmağı ile gözünü ovalamaya başlayınca, goril birden çıldırır. Kafese de çok yakın durduğundan gorilden üç pençeyi yer. Feleği şaşan adam; gözünü kurtardığına şükrederken, sirk müdürüne olanları anlatır. Sirk müdürü:
— Kusura bakmayın!. Bir yanlış anlama var. O dünyanın en iyi gorilidir. Ama siz onu kızdırmışsınız.
— Nasıl yani?
— Goril dilinde işaret parmağını gözün üzerine koymak, biz erkeklerin başparmağı iki parmak arasına sokmakla eş anlamlıdır.
Açıklamayı kabul eder etmesine ama bir gorilden yediği dayağı da bir türlü içine sindiremez. Gece, intikamını nasıl alacağını kurdukça kurar.
Ertesi sabah marketten; iki kâğıt şapka, iki düdük, bir uzun sosis, iki de kasap bıçağı alır, gorilin kafesinin önüne gelir. Bıçak, şapka ve düdüklerden birer tanesini kafesin içine atar.
Şapkayı giyer, o da giyer, düdüğü çalar, o da çalar. Bıçağı eline alır, goril de alır. Bıçağı kafasının üzerine kaldırır, goril de kaldırır. Diğer eliyle fermuarını açar içine sakladığı sosisi dışarı çıkarır ve bıçağı sosisin tam ortasına indirip ikiye böler.

Goril uzun tüylerinin arasından, bir yukarı kaldırdığı bıçağa, birde aşağıdaki bacaklarının arasındaki eline bakar.. Sonra da o elinin işaret parmağını gözüne götürür, başlar ovalamaya..

Yorum (1) Yorum yaz! | Etiketler : Fıkra

Haydi, İtiraf Et!!

                            

Frankie; ayı avlamak için tek başına ormana gider... Elinde son sistem tüfeğiyle,
ormanda iz sürer, karşısına çıkan küçük kahverengi bir ayı’yı öldürür... Avına
yaklaşırken omzuna pat pat bir el dokunur, başını çevirir, arkasında kocaman siyah
bir ayı... Ayı, Frankie’nin omzuna pençesini atar:
—Sen en iyi arkadaşımı öldürdün!! Şimdi iki seçeneğin var: ya parçalayıp yiyeceğim
ya da burada bir güzel becereceğim!!
Frankie ikinci seçenekte çaresizdir... Siyah ayının işi bitince Frankie eve döner.
2 hafta ağrılar içinde kıvranır ve aklına koyar:
—Gidip o siyah ayıyı bulup, intikamımı alacağım!!
Hafta sonu Frankie tekrar ormana gider... Akşama kadar bakmadığı yer kalmaz, sonunda siyah ayıyı bulur, öldürür.. Tam yanına gidecekken yine omzuna bir el dokunur, bir bakar bu kez arkasında kocaman kahverengi bir ayı:
—Sen kardeşimi öldürdün!! Şimdi iki seçeneğin var: ya seni parçalayıp yiyeceğim ya da bir güzel becereceğim...
Frankie yine diğerine razı olur....... Büyük kahverengi ayının işi bittikten sonra, Frankie yerinden kıpırdayamaz. Ertesi sabah birileri onu bulup hastaneye kaldırırlar, haftalarca y
atar ve yine aklına koyar:
—Elbet o kahverengi ayıyı bulacağım!! Bana yaptığını canıyla ödeyecek!!
Ve Frankie hafta sonu yine ormana gider.... Yine epey bir dolaşır, sonra büyük kahverengi ayıyı bulur, öldürür... Tam yanına gidecekken yine omzuna bir el dokunur... Arkasını döner, bugüne kadar gördüğü en iri yarı, kocaman bir ayı...
Ayı bizimkinin omzuna pençesini atmış, gülüyor:
— Hadi Frankie itiraf et!! Sen buraya ayı avlamaya gelmiyorsun!.

Yorum (2) Yorum yaz! | Etiketler : Fıkra

Düşünce..

                                  

Adam her gün papağanını camın önüne bırakır işe öyle gidermiş. Papağan da akşama kadar yoldan geçenleri izler, söylenenleri dinlermiş.
Bir gün gene papağan, camın kenarında dururken aşağıda eylem yapan gençler ' Tek Yol Devrim' diye bağırarak önünden geçmişler..Ertesi gün de sağcı gençler eylem yaparken Papağan aşka gelir ' Tek Yol Devrim' diye bağırmaya başlar.. Sağcı gençlerde evi taşlar...
hurdaya çevirir..
Adam eve dönünce çok şaşırır ve olanları komşularından öğrenir. Papağana aynı şeyi bir daha yapmamasını söyler.
Bir sonra ki gün solcular eylem yapar, papağan yine duramaz bu kez sağcılardan duyduğu 'Milliyetçi Hareket Engellenemez' sloganını söylemeye başlar... Bu kez de solcular evi taşlar..
Adam eve döndüğü zaman bakar ki bu böyle olmayacak, dayanamaz ve papağanı kümese atar.. Kümesteki tavuklar papağana bakıp alaycı bir ses tonuyla:
— Ne oldu lan artiz? Bütün gün öyle orda camda durup, etrafa bakmayı biliyordun..
Papağan:
- S..tirin lan o...pular Ben sizin gibi fuhuştan yatmıyorum..Düşünce suçundan buradayım!!

Yorum (yok) Yorum yaz! | Etiketler : Fıkra

Gülme Komşuna!!

                                             

Deney yapmak için tüm hayvanları eşleriyle bir gemiye toplayan bilim adamı, yolda bütün erkek hayvanların dişileriyle çiftleştiğini ve gemide nüfusun çoğaldığını görür.. Bunu engellemek için tüm hayvanları toplar ve konuşmaya başlar..
- Görüyorum ki tüm çiftler rahat durmuyor ve gemide gitgide çoğalıyoruz..Bunu önlemem gerekir. Yoksa batacağız..Bunun için tüm erkeklerin şeyini kesip karşılığında makbuz vericem!! Limana vardığımız da erkekler makbuz karşılığı şeyini geri alacak.Estek köstek istemem!!
Ve denilen olur. Ertesi gün erkeğinin kendisine bir şey yapamayacağını bilen dişi kanarya:
— Sen erkek diiilsin, senin şeyin bile yok!! cik cak cuk cik!!
Sinirden, hırsından deli olan erkek kanarya bir haftayı böyle geçirir.. Bir haftanın sonunda dişi bir bakar ki; erkek kanarya pür neşe, kahkahalar atıyor, gülüyor, gülücükler dağıtıyor, sevinçten zıp zıp zıplıyor. Meraklanır:
— Hayrola!! Şeyini kaybedince aklını mı kaybettin?
Erkek kanarya zıplamaya devam eder:
— Limana inelim göööreceksin!
Dişi kanarya şaşırır;
— Limana inince nolucak ki?
Erkek kanarya kahkahayı basar;
— Eşşeğin makbuzunu çaldım!!!

Yorum (yok) Yorum yaz! | Etiketler : Fıkra